Bir tahtakurusu vakası kapanıyor.
Kısa bir süre sonra aynı adresten yeniden çağrı geliyor.
Böyle bir durumda ilk akla gelen genellikle uygulamada eksik kalan bir nokta olduğu oluyor. Kullanılan ürün, doz, uygulama tekniği veya gözden kaçan alanlar yeniden değerlendiriliyor.
Peki tekrar eden her vaka gerçekten uygulama hatasıyla mı açıklanabilir?
Yoksa yıllardır başarılı sonuç aldığımız yöntemlerin, değişen şartlar karşısında yeniden değerlendirilmesi mi gerekiyor?
Tahtakurusu mücadelesi, tek uygulamayla sonuçlandırılması her zaman mümkün olmayan karmaşık bir süreçtir.
Mobilya birleşim noktaları, baza içleri, yatak dikişleri, duvar çatlakları ve elektrik prizlerinin çevresi gibi ulaşılması zor alanlar tahtakurularının uzun süre fark edilmeden saklanmasına imkân tanır.
Bunun yanında tekrar eden vakaların farklı nedenleri olabilir:
Bu nedenle tekrar eden bir vaka, tek başına uygulamanın yanlış yapıldığını göstermez.
Tahtakurularında insektisit direnci yeni bir tartışma değil.
Alvaro Romero, Michael F. Potter, Daniel A. Potter ve Kenneth F. Haynes tarafından 2007 yılında yayımlanan araştırmada, sahadan toplanan tahtakurusu popülasyonlarında deltamethrin ve lambda-cyhalothrin adlı iki piretroit etken maddeye karşı son derece yüksek direnç düzeyleri tespit edildi.
Araştırma, insektisit direncinin tahtakurusu vakalarının yeniden artışında etkili olabilecek önemli faktörlerden biri olduğunu ortaya koydu.Romero ve diğerleri, Journal of Medical Entomology, 2007
Bu sonuç bize önemli bir şey söylüyor:
Bir ürünün böceğe ulaşması, her zaman beklenen etkinin oluşacağı anlamına gelmeyebilir.
Direnç gelişen bir popülasyonda aynı etken maddenin tekrar tekrar kullanılması, beklenen sonucun alınmasını zorlaştırabilir.
Bu durum sahada:
neden olabilir.
Özellikle oteller, yurtlar, sağlık kuruluşları, toplu yaşam alanları ve yolcu taşımacılığı yapılan işletmeler için süreç yalnızca zararlının ortadan kaldırılmasıyla sınırlı değildir.
Odaların veya kullanım alanlarının hizmete kapatılması, tekrar uygulamalar, müşteri iletişimi ve olası şikâyetler de sürecin bir parçasına dönüşür.
Direnç şüphesi bulunan bir vakada yalnızca aynı uygulamayı tekrarlamak her zaman yeterli olmayabilir.
Bu noktada Entegre Zararlı Yönetimi, yani IPM yaklaşımı önem kazanır. IPM, mücadeleyi tek bir ürün veya yönteme bağlamak yerine farklı uygulamaları planlı biçimde bir araya getirir.
Bu yaklaşımın temelinde:
yer alır.
ABD Çevre Koruma Ajansı da tahtakurusu kontrolünde kimyasal ve kimyasal olmayan yöntemlerin birlikte kullanıldığı entegre bir yaklaşımı önermektedir.US EPA: Tahtakurularında Entegre Zararlı Yönetimi
Yüksek sıcaklıklı kuru buhar, insektisitlerden farklı olarak termal etkiyle çalışır.
Bu nedenle kullanılan kimyasala karşı gelişmiş bir direnç mekanizmasından bağımsızdır. Buhar doğru sıcaklıkta, doğru mesafeden ve uygun hızla uygulandığında yetişkin tahtakurularını, gelişim evrelerini ve yumurtaları doğrudan hedefleyebilir.
Ayrıca yatak dikişleri, baza birleşimleri, döşemeli mobilyalar ve dar çatlaklar gibi kimyasal uygulamanın sınırlı kalabileceği alanlarda fiziksel mücadeleyi destekler.
Ancak burada önemli bir ayrım vardır.
Her buhar aynı değildir. Üretilen buharın sıcaklığı, nem oranı, uygulama basıncı ve yüzeye aktarılma biçimi sonucu doğrudan etkiler. Buharın varlığı tek başına yeterli değildir. Teknolojinin ve uygulama protokolünün birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Polti Cimex Eradicator, tahtakurusu mücadelesi için geliştirilmiş profesyonel bir Steam Disinfection Device sistemidir.
Patentli süper ısıtma teknolojisiyle 180°C’ye kadar ulaşan aşırı ısıtılmış kuru doymuş buhar üretir. İnsektisit kullanmadan doğrudan termal etki sağlayarak tahtakurularını ve yumurtalarını hedefler.
Bağımsız laboratuvar testlerine göre Polti Cimex Eradicator, ilk geçişte:
etkisiz hale getirmektedir.
Bu sonuç, tüm istilanın tek geçişte ortadan kaldırıldığı anlamına gelmez. Polti tarafından yayımlanan saha testlerinde, uygulama protokolüne bağlı olarak istilanın iki veya üç uygulama sonucunda tamamen ortadan kaldırıldığı belirtilmektedir.Polti Cimex Eradicator bağımsız etkinlik testleri
Bu teknoloji, kimyasal mücadelenin karşısında konumlanan tek başına bir yöntem olarak değil, IPM programını güçlendiren fiziksel bir mücadele aracı olarak değerlendirilmelidir.
Tekrar eden her vakayı doğrudan uygulama hatası olarak değerlendirmek, sahadaki gerçek nedeni gözden kaçırmamıza yol açabilir.
Doğru soru yalnızca “Uygulamada neyi eksik yaptık?” değildir.
Şunları da sormak gerekir:
Çünkü değişen koşullarda başarı, aynı yöntemi daha sık uygulamaktan değil, mücadele stratejisini doğru verilerle yeniden kurmaktan geçebilir.
Worker olarak profesyonel zararlı mücadelesinde teknoloji seçiminin yalnızca cihaz özellikleri üzerinden yapılmaması gerektiğine inanıyoruz. Bilimsel testler, uygulama protokolü, saha koşulları ve operasyonel ihtiyaçlar birlikte değerlendirilmelidir.